1.Gün İZMİR – VENEDİK - PADOVA
İzmir Çıkışlı İtalya Portofino ve Tren ile Cinque Terre Turumuz için öğlen belirtilen buluşma saatinde siz değerli konuklarımızla İzmir Adnan Menderes Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde buluşarak bagaj, pasaport ve check-in işlemlerimizi tamamlıyoruz. SunExpress Hava Yolları’na ait sefer sayılı uçuşumuz ile taş yerine suyun, yol yerine kanalların şehri olan Venedik kentine uçuşumuzu gerçekleştiriyoruz. Yerel saat ile varışımızın ardından; bilim, sanat ve inanç ekseninde Avrupa tarihine yön vermiş, derin izler taşıyan ve bir o kadar da sessiz kalan şehir Padova’ya hareket ediyoruz. Venedik kentine çok yakın konumlanmış bu şehirde oryantasyon turumuzu yaparak akşam yemeği için serbest zaman veriyoruz. Keyifli bir akşamın ardından otelimize yerleşiyoruz.
2.Gün BOLOGNA - FRANSA
Sabah kahvaltımızı otelimizde yaptıktan sonra odalarımızı boşaltıyor ve diğer adıyla Kızıl Kent olarak anılan, “La Dotta, La Grassa, La Rossa” yani Bilge, Tok ve Kızıl lakaplarıyla da bilinen Bologna’yı gezmek üzere yola koyuluyoruz. Piazza Maggiore Meydanı, depremler sonrası 200 kuleden ayakta kalan Asinelli ve Garisenda Kuleleri, şehrin sembolü hâline gelmiş olan Neptün Çeşmesi, San Petronio Bazilikası, Santo Stefano Bazilikası, kentin belediye binası olma özelliği taşıyan Palazzo del Podestà Sarayı ve 1088 yılında kurulan, Avrupa’nın en eski üniversitesi kabul edilen Bologna Üniversitesi görebileceğimiz yerler arasındadır. Rehberimizin buradaki anlatımlarının ardından alışveriş ve kahve molası için serbest zaman veriyoruz. Programımızın devamında, adeta bir açık hava müzesi olan ve Rönesans’ın sadece bir geçiş noktası değil, doğduğu yer olarak kabul edilen Toskana Bölgesi’nin başkenti Floransa’ya doğru yola koyuluyoruz. Varışımızın ardından Floransa turumuza başlıyoruz. 1296–1436 yılları arasında inşa edilen, Rönesans’ın ilk önemli mimarlık ürünlerinden sayılan kubbesiyle ünlü Floransa Katedrali’ni görüyor; İtalya’nın en büyük Millî Kütüphanesi’ni ve Fransisken mezhebinin en önemli kilisesi olan, Michelangelo, Galileo, Dante, Machiavelli, Foscolo, Gentile, Rossini ve Marconi gibi ünlü İtalyanların mezarlarına ev sahipliği yapması nedeniyle “İtalyan Şöhretleri Tapınağı” olarak da bilinen Santa Croce Bazilikası’nı rehberimizin anlatımları eşliğinde fotoğraflayarak turumuza devam ediyoruz. Buradan, çevresini süsleyen çok sayıda heykel nedeniyle adeta bir açık hava müzesi görünümündeki Senyörler Meydanı’na (Piazza della Signoria) ulaşıyoruz. Aralarında Benvenuto Cellini tarafından yapılan bronz Perseus Heykeli’nin de bulunduğu nefes kesici güzellikteki eserleri gördükten sonra Eski Köprü’ye, sokak sanatçıları ve ünlü kafeleriyle bilinen Cumhuriyet Meydanı’na doğru ilerliyor, gezinti ve alışveriş için serbest zaman veriyor ve her köşesinde bir ustanın imzasını taşıyan bu kentteki otelimize yerleşiyoruz.
3.Gün ORVIETO – NEMİ & CASTEL GANDOLFO – DESİGNER OUTLET CASTEL - ROMA
Floransa’daki otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, Umbria Bölgesi’nde tüf kaya üzerine kurulu; Etrüsklerden Orta Çağ Papalığına kadar uzanan aşamalı tarihî dönemleriyle küçük ama son derece etkileyici durağımız, uçurumun üzerinde bir Orta Çağ mucizesi olarak tanımlayabileceğimiz Orvieto’ya gidiyoruz. 1290 yılında inşa edilmeye başlanan; cephesinde renkli mozaikler ve heykeller, iç mekânında ise Luca Signorelli’nin Son Yargı temalı fresklerinin bulunduğu Duomo (Orvieto) Katedrali’ne ulaşmak üzere, çevresi üzüm bağları, zeytinlikler ve yemyeşil manzaralarla çevrili güzergâhta füniküler ile Orvieto’ya çıkıyoruz. Burada rehberimizin anlatımlarını dinledikten sonra vereceğimiz serbest zamanın ardından geldiğimiz şekilde geri dönüyor ve Roma’nın güneyine doğru yol alıyoruz. Albano Tepelerinde, volkanik Nemi Gölü kıyısına tutunmuş dar sokakları, yaban çileği kokusu ve nostaljik seyir teraslarıyla bezeli kasaba Nemi’ye ulaşıyoruz. Doğal güzellikleri ve Albano Kraterinin göl manzarası eşliğinde yürüyüş turumuza başlıyoruz. Huzurlu, sessiz ve adeta bir kartpostal gibi bizleri dinlendirecek keyifli zamanın ardından, yaban çilekli turtalardan tatmak isteyen konuklarımız için serbest zaman veriyoruz.
Serbest zamanın bitiminde, bölgeye resmiyet katan ve “gölün balkonu” olarak kabul edilen Castel Gandolfo’yu görmeye gidiyoruz. Yüzyıllar boyunca papaların yazlık ikametgâhı olarak kullandıkları Castel Gandolfo Papalık Sarayı’nı (Papal Palace of Castel Gandolfo) görerek vereceğimiz fotoğraf molasının ardından, ünlü markaların cazip indirimler sunduğu mağazaların bulunduğu Designer Outlet Castel Romano alışveriş köyüne gidiyoruz. Dileyen konuklarımız alışveriş ve indirim fırsatlarından yararlanabilir, dileyenler ise yemek ve kahve keyfi yapabilirler. Buradaki keyifli zamanın ardından, bir sonraki gün Vatikan ve tam gün Roma gezimiz için dinlenmek üzere otelimize geçiyoruz.
4.Gün TAM GÜN ROMA VE VATİKAN
Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, 44 hektarlık alanıyla dünyanın en küçük bağımsız devletlerinden biri olan Vatikan’a hareket ediyoruz. Katolik mezhebinin ruhani merkezinde rehberimizin anlatımlarını dinliyor ve arzu eden konuklarımız ile Aziz Petrus Bazilikası’nı ziyaret ediyoruz. Vatikan gezimizin ardından, dünyanın en eski kentlerinden Roma’nın sembol yapılarından biri olan Kolezyum’u görmeye gidiyoruz. Kolezyum; tarihte gladyatör dövüşlerinin yanı sıra pek çok halk gösterisine, taklit deniz savaşlarına, hayvan avcılığına, infazlara, meşhur savaşların yeniden canlandırılmasına ve klasik mitolojiye dayanan dramalara da sahne olmuştur. Antik dönemin en ünlü bu arenasını gezdikten sonra Roma Sarayı’nı takip ederek, rotamız üzerinde yer alan Palazzo di Venezia’ya varıyoruz. Kısa bir fotoğraf molasının ardından Antik Roma’da tüm tanrılar için tapınak olarak inşa edilen, 7. yüzyıldan sonra kilise olarak kullanılan ve Vittorio Emanuele II başta olmak üzere İtalyan tarihinin önemli şahsiyetlerinin mezarlarını barındıran Panteon’u ziyaret ediyoruz. Turumuzun devamında, antik Domitian Hipodromu’nun kalıntılarının da bulunduğu ve merkezindeki Dört Nehir Çeşmesi (Fontana dei Quattro Fiumi) ile ünlü Navona Meydanı’nı görüyor; ardından dünyanın en ünlü çeşmelerinden biri olan, Aşk Çeşmesi olarak da bilinen Trevi Çeşmesi’ne geçiyoruz. Burada vereceğimiz öğle yemeği molasının ardından tekrar buluşarak, 17. yüzyıldan beri varlığını sürdüren ve adını İspanya Büyükelçiliği’nden alan İspanyol Merdivenleri’ne doğru yürüyor; ünlü markaların mağazaları ve kafelerinin bulunduğu bölgede serbest zaman veriyoruz. Roma turumuzun bitiminde otelimize geri dönüyoruz.
5.Gün ROMA – SIENA – SAN GIMIGNANO - PISA
Roma’daki bu son günümüzde otelimizde kahvaltımızı alıyor ve odalarımızı boşalttıktan sonra, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Siena’yı gezmek üzere yola koyuluyoruz. Yol üzerinde vereceğimiz kısa fotoğraf molalarının ardından, Orta Çağ’ın tarihî izlerini hâlen yapısında barındıran Siena’ya vararak gezmeye başlıyoruz. Palio olarak adlandırılan ve her yıl Piazza del Campo Meydanı etrafında geleneksel olarak düzenlenen at yarışlarıyla ünlü bu kentte gezimize başlıyoruz. İtalya’nın en etkileyici kiliselerinden biri olan Siena Katedrali’ni görerek yürüyüş turumuzu gerçekleştiriyoruz. Belediye Sarayı, 102 metre yüksekliği ile İtalya’nın en yüksek ikinci kulesi olan Mangia Kulesi’nin bulunduğu ve Avrupa’daki Orta Çağ meydanları arasında en büyüklerinden biri kabul edilen Campo Meydanı’nda turumuzu tamamlayarak serbest zaman veriyoruz. Molamızın ardından, Toskana Tepeleri’nde yükselen taş kuleleriyle tanınan, zamanın neredeyse durduğu bir Orta Çağ kasabası olan San Gimignano’ya gidiyoruz. Kısa bir yolculuğun ardından, bir zamanlar zengin ailelerin gücünü simgeleyen ve 70’i aşan kuleleriyle ün salmış, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bu şehri gezmeye başlıyoruz. Kasabanın kalbi kabul edilen Piazza della Cisterna Meydanı’nda, taş kemerler ve dar sokaklar arasında gerçekleştireceğimiz yürüyüş turumuzun sonunda, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve eğikliği ile dünyaca ünlü Pisa Kulesi’nin bulunduğu Pisa şehrine hareket ediyoruz. Edindiği şöhretle, bulunduğu şehri ve ait olduğu kiliseyi dahi gölgede bırakan kulenin yanı sıra Pisa Katedrali, Campo Santo Anıt Mezarlığı, San Giovanni Vaftizhanesi ve Mucizeler Meydanı’nı rehberimizin anlatımları eşliğinde görüyor ve serbest zaman veriyoruz. Birbirinden güzel fotoğraflar çekebileceğimiz ve hatıra hediyelikler satın alabileceğimiz serbest zamanın ardından yeniden buluşarak otelimize yerleşiyoruz.
6.Gün PISA – LA SPEZIA – CINQUE TERR – RAPALLO – PORTOFİNO – SANTA MARGHERİTA - MİLANO
Pisa’daki otelimizde kahvaltımızı yaptıktan sonra, İtalya’nın en fotojenik bölgelerinden birini gezmeye gidiyoruz. Ligurya kıyısında denize tutunmuş rengârenk köylerden oluşan ve UNESCO Dünya Mirası statüsünde yer alan Cinque Terre bölgesine gitmek üzere, Cinque Terre’nin kapısı kabul edilen La Spezia’ya hareket ediyoruz. Şairler Körfezi’nin eşsiz güzellikleriyle bizleri buluşturacak olan tren istasyonunda rehberimizle birlikte trendeki yerlerimizi alarak bu doğa şöleni için yola koyuluyoruz. Keşif rotamızın girişi kabul edilen, en popüler ve en etkileyici köy olan; dar bir vadi boyunca uzanan renkli evleri, küçük limanı ve sert kayalıklarıyla Riomaggiore, gezimizin en etkileyici başlangıç durağı oluyor. Tren ile varışımızın ardından yürüyüş turu yaparak, üst üste dizilmiş gibi görünen renkli evleri ve Aşk Yolu’nun başlangıcı kabul edilen Riomaggiore gezimizi tamamlıyor; ardından trendeki yerlerimizi yeniden alarak bir diğer ünlü köyü gezmek üzere yolumuza devam ediyoruz. Kısa bir tren yolculuğunun ardından ulaştığımız, kayalığa oyulmuş dev Neptün Heykeli figürüyle dikkat çeken, diğer köylerden farklı olarak yerleşimin daha yatay olduğu; sahil yürüyüş yolu, şapelleri, kiliseleri, meydanları ve ünlü plajlarla bezeli Monterosso al Mare adlı şirin beldeyi gezmeye başlıyoruz. Deniz ürünleri ve özellikle limonlu tatlılarıyla ün salmış bu kasabada vereceğimiz serbest zamanın ardından, yeniden trendeki yerlerimizi alarak bizleri tekneyle Portofino’ya götürecek liman kasabası Rapallo’ya doğru tren yolculuğumuzu sürdürüyoruz. Varışımızın hemen ardından bizleri bekleyen teknemizle keyifli ve kısa bir yolculuk yaparak, rengârenk evlerin çevrelediği küçük limanıyla İtalya’nın ve Avrupa’nın, 60’lı yılların o unutulmaz şarkısına ilham veren ve adını da bu şarkıya veren Portofino’ya geçiyoruz. Balıkçılıkla geçinen bu kasabada; merkezde bulunan, Romanesk tarzda inşa edilmiş Chiesa di San Martino Kilisesi’ni ve uzaktan görerek fotoğraflayabileceğimiz Castello Brown’u (kale) rehberimizin anlatımları eşliğinde tanıdıktan sonra serbest zaman veriyoruz. Sonrasında tekne ile Santa Margherita’ya geri dönüyor, rehberimiz eşliğinde Ligurya Rivierası’nda pastel renkli evleri, palmiye ağaçlarıyla süslü sahil yolu ve Portofino’yu aratmayacak güzellikteki bu sahil kasabasında akşamüstü keyifli bir mola veriyoruz. Buradaki keyifli zamanın ardından, İtalya’nın Roma’dan sonra ikinci büyük şehri olan Milano’ya ulaşıyor ve otelimize yerleşiyoruz.
7.Gün MİLANO – VERONA - PADOVA
Kahvaltımızı otelimizde aldıktan sonra, ülkenin moda ve aynı zamanda sanat ile lirik opera merkezi olarak da bilinen Milano şehrinde yapacağımız yürüyüş turumuza, 15. yüzyılda Milano Dükü Francesco Sforza tarafından inşa ettirilen Sforza Kalesi’ni görerek başlıyoruz. İtalyan operasının en ünlü bestecilerinden Verdi’nin son operasını sahnelediği ve dünyanın en büyük ve en tanınan opera binalarından biri olan La Scala Tiyatrosu’nu, Milano’da 17 yıl yaşamış olan Leonardo da Vinci’nin Anıtı ve Müzesi’ni görüyor; dünyanın en eski alışveriş merkezlerinden biri olan, ünlü moda mağazalarına ev sahipliği yapan Vittorio Emanuele II Galerisi’ni ziyaret ediyoruz. Yürüyüş turumuzu, kentin en merkezi meydanı Piazza del Duomo’da, Avrupa’nın dördüncü büyük katedrali olan Milano Katedrali’ni (Duomo di Milano) görerek tamamlıyoruz. Sonrasında, Veneto Bölgesi’nde bulunan, İtalya’nın romantik şehirleri arasında sembol hâline gelmiş ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Verona’yı gezmeye gidiyoruz. Ünlü Shakespeare’in efsanevi âşıkları Romeo ve Juliet’in şehri olarak anılan, romantik atmosferiyle sizleri kendisine hayran bırakacak Verona’ya ulaşıyoruz. Buradaki yürüyüş turumuzda; dünyanın üçüncü büyük arenası olan ve geçmişte tiyatro oyunlarının sergilendiği Verona Arenası (Arena di Verona), Romeo ve Juliet’in bir zamanlar burada yaşadığına inanılan ve en dikkat çeken balkonuyla birçok hatıra fotoğrafı çekebileceğiniz Juliet’in Evi (Casa di Giulietta), Eski Kale (Castelvecchio), 15. yüzyılda Gotik tarzda inşa edilmiş olan Verona Katedrali, 1904–1930 yılları arasında yapılan arkeolojik çalışmalarla ortaya çıkarılan ve günümüzde Verona Caz Festivali’ne ev sahipliği yapan Teatro Romano, Ponte Pietra ve San Zeno Bazilikası göreceğimiz yerler arasındadır. Piazza delle Erbe ile Bra Meydanı’nı (Via Mazzini – Piazza Bra) birbirine bağlayan, klasik İtalyan sokak çalgıcılarına rastlayabileceğimiz ve yol boyunca sıralanmış mağazalarıyla alışveriş imkânı sunan caddede serbest zaman veriyoruz. Ardından bizleri bekleyen aracımızda yerlerimizi alarak, yaklaşık 1 saatlik kısa bir yolculukla Padova’ya gidiyor ve otelimize yerleşiyoruz.
8.Gün PADOVA – TAM GÜN VENEDİK - İZMİR
Kahvaltımızı otelimizde yaptıktan sonra, akşam uçuş saatimize kadar keyifle gezebileceğimiz; Orta Çağ ve Rönesans Dönemi boyunca denizlerdeki en önemli güçlerden biri olmuş, 13. yüzyıldan 17. yüzyılın sonlarına kadar sanatın ve ticaretin merkezi konumundaki Venedik Cumhuriyeti’nin başkenti Venedik’e gitmek üzere yola koyuluyoruz. Varışımızın ardından Venedik geçişimiz için vaporettoda yerlerimizi alıyor ve Grand Kanal’a bağlanan 45 adet kanal çevresinde kurulu bu eşsiz kentte yapacağımız turumuza başlıyoruz. Turumuz sırasında; İtalya Krallığı’nın kurucusu Vittorio Emanuele II Anıtı’nı, hapishaneye götürülen mahkûmların Venedik manzarasını son bir kez görerek iç geçirdikleri rivayetinden adını alan Ahlar Köprüsü’nü (Ponte dei Sospiri), Venedik Cumhuriyeti’nin siyasi merkezi olan Dükler Sarayı’nı (Palazzo Ducale), İtalya’nın en büyüklerinden biri olan Aziz Marko Millî Kütüphanesi’ni (Biblioteca Nazionale Marciana) görerek Venedik’in simgesi San Marko Meydanı’na ulaşıyoruz. Bizans mimarisi sanatının en iyi bilinen örneklerinden biri olan ve zengin Bizans mozaikleri nedeniyle “Altın Kilise” olarak adlandırılan San Marko Bazilikası’nı da gördükten sonra turumuzu tamamlıyoruz. Arzu eden misafirlerimizle, ekstra olarak düzenlenecek gondol gezisinin ardından merkezde alışveriş ve akşam yemeği için serbest zaman veriyoruz. Serbest zamanın bitiminde, Venedik ve İtalya’ya veda etmek üzere Marco Polo - Venedik Havalimanı’na gidiyoruz. Gerekli gümrük ve pasaport işlemlerimizi tamamladıktan sonra, bizleri İzmir’e geri götürecek ve hareket edecek olan SunExpress Hava Yolları’na ait uçağımızda yerlerimizi alarak uçuşumuzu gerçekleştiriyoruz.
Yerel saat ile İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na varıyor ve bir başka gezi programında buluşmak üzere vedalaşıyoruz.